|
GÜZEL İŞLER YAPILIYOR DA…
TJK kadrolarında yeni yapılanma öncesi uzun süre gerek TJK TV, gerekse diğer iletişim noktalarında kah habercilik güdüsüyle, kah yapılması gerekenlerin, renklilik getirecek işlerin hayata geçirilmesi noktasında yakasına yapıştığım, uzun uzun tartışmalar yaptığım bir adam vardı… Tuncel AYDIN. Televizyonun, basının, iletişimin, müşterek bahislerin sorumluluğunda bulunan Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten isimdi. Bizler Avrupa, Amerika’ dan örnekler verip; muhtemeller ekrana yansısın, yarışın son metreleri sanal olarak pist üzerine yazılsın, yarış tekrarlarında ağır çekim olarak son metreler izletilsin dedikçe o hep, bunlar zaman işi, artı önemli maliyet kalemleri, üzerinde çalışıyoruz sırasıyla hepsi olacak derdi… Yavaş yavaş hayata geçenler oldu… Kadrolarda da değişiklikler oldu, bununla birlikte yenilikler devam ediyor… En son kullanıldığını gördüğümüz ağır çekim “slow motion” cihazı var… Gerçekten yarış tekrarlarını izlemeye “lezzet” katıyor. Bunlar teknik olan, takdir edilmesi gereken, edilen konular… Emeği geçenleri kutlamak gerekir, emeklerine sağlık. Ancak görmemezlikten gelemeyeceğimiz TJK TV ile ilgili başka konular da var… Sizler de biliyorsunuz ki, bu satırların önemli gündem maddelerinden biri hep TJK TV oldu malum… Hayır, yine onlara amiyane tabirle saldıracağımı sanmayın! Bu kez de yine TJK TV’yi yönlendirmeyen profesyonel kadro ve yönetim zihniyetine eleştirim... Her zaman olduğu gibi saldırmadan… Üslup sıkıntısı yaşamadan… Ben gidemedim, arkadaşlarım Atahan ZİLCİOĞLU, Mehmet AYAN, Teoman DEMİRÖZ ve Recep AVŞAR Cumartesi günü Ankara’ya gittiler. Recep ağabeyin Gerenimo’su koşuyordu… Yarış öncesi Yarış Yazarları Derneği Ankara Temsilcisi ve Dergimizin Ankara kondisyoner kadrosundan Behçet EKİNCİ, Ankara hipodromunu onlara gezdirmiş ve yapılan yenilikleri göstermiş… 2 gündür Atahan da, Mehmet de, Teoman da anlata anlata bitiremiyorlar yapılanları. Özellikle restoran ve cafe bölümleri, ayrıca tribünlere getirilen düzen, çocuklar için yapılan oyun alanları vs… Ben sizlere bu duyduklarımı ikinci el olarak aktarıyorum… Muhtemelen çoğunuz oralarda ne gibi başarılı işler yapıldığından da benim gibi haberdar değilsiniz. Olamazsınız da… Nasıl haberdar olacak? Nasıl bileceksiniz ki? Gitmeniz yerinde görmeniz gerekir… Arkadaşlarım gitmese, onlar da ben de bilemeyeceğim 75.Yıl Ankara Hipodromu’nun gelişmelerini, güzelliklerini zaten… Anlattılar öğrenmiş oldum ben. Peki, bunları anlatmak onların görevleri mi? Bence değil. Bunu anlatmak veya anlattırmak o adına hep “Profesyonel kadrolar” dediğimiz kişilerin işi… Bunları kamuoyuna anlatmak TJK TV’nin işi… Arkadaşlarımızın pek çok güçlükle çalıştığını biliyoruz televizyonda... Ancak artık şu daha iyi anlaşılıyor ki, TJK TV doğru kullanılmıyor. Doğru kullanmayan, kullanamayan da yönetimler ve onların görev verdikleri… Onların fikri eğer ‘sadece yarışı yayınlasın’ dan öteye değilse, söyleyecek bir sözüm zaten yok… Eğer, burayı bir televizyon kanalı, bir medya, bir iletişim platformu, bir kademe daha ötesi bir propaganda aracı olarak kullanmak istiyorlarsa, o zaman ‘doğru yol’ bugünkü gidilen değil. Yaptıklarını anlatmalılar… TJK TV’ yi doğru kullanmalılar… Yapılan güzel işleri bildirmeliler… Doğru kullanmadıktan, yapılanları, güzellikleri anlatmadıktan sonra, Ankara’ nın bilmem neresinden, bilmem kaçta hipodroma servis kaldırılsa ne olur? Kaldırılmasa ne?
BİR HABER…
Anadolu Ajansının geçtiği bir haber dikkatimi çekti, sizin de çeker mi bilmem? Müsaadenizle aktarayım… Haber içeriğinde; “Dünyanın önde gelen jokeylerinden biri olan Fransız binici Olivier DOLEUZE'nin, doping yaptığı gerekçesiyle Singapur'da bugün düzenlenecek 2,2 milyon dolarlık kupada yarışamayacağı...” ve “Hong Kong Jokey Kulübü'nün yaptığı açıklamaya göre, DOLEUZE' den alınan idrar örneğinde yasaklı maddeye rastlandığı, bu nedenle de bugün koşulacak olan ve 2,2 milyon dolar para ödüllü Uluslararası Singapur Havayolları Kupası'na katılamayacağı…” bilgisi var. 14 yaşında biniciliğe başlayan ve bugün 36 yaşında olan, kariyerinde 700’ den fazla şampiyonluğu olduğu ifade edilen dünyaca ünlü bir jokey için, siz de takdir edersiniz ki çok zor bir durumdur bu… Ancak dünyada hassasiyet, şartlar böyle. Eloğlu yakaladı mı, affetmiyor… Kimsenin gözünün yaşına bakmıyor. Burada olsa nasıl mı olurdu? Onu ben bilmem, valla bir bilene sormak lazım…
Kayhan ÖZCAN
|
Tüm
Hakları Saklıdır. 2005 © İstanbul - Teoman D
teomand@gmail.com