ÇİMLERE BASMAYIN…

Son günlerde yeni bir moda akımına tanık oluyoruz…

Ama ne moda…

Dünyada bir eşi, benzeri yoktur zannediyorum…

Bize de yani başladı zaten…

Hafızamız yanıltmıyorsa ilk Adana’ da başladı, bu moda numune şeklinde ilk oradan yansıdı…

Adına moda dediğimiz aslında modadan öte, hastalık nitelemesi yapılması gereken bir durum…

Bu hastalık şimdi İstanbul’ u sarıp sarmalamaya, İstanbul’u yakıp kavurmaya başladı.

Uzatmadan mevzu ya girelim…

Efendim çim pistte yarışı olan atlar yarış öncesi starta giderken yarışacakları çim pisti kullanamıyorlar, kum piste çıkarak starting box’ un olduğu yere kum pisti takip ederek start gerisine gidiyorlar oraya en yakın mevcut kapıdan geçerek çim piste çıkıyorlar…

Ondan sonra start gerisinde turlarını atıyor, startta yerlerini alıp yarışa başlıyorlar…

Yıllardır örneğini görmediğimiz bu olayın nedenini ilgililer “çim pisti korumak” için yapıldığını söyleyerek açıklıyorlar…

Yani anlayacağınız çim pist böyle korunuyormuş…

Hangi akla hizmet, hangi aklı evvel bu modayı başlattı ve bu hastalığı yarışçılığın ruhunu, dokusunu bozmak için başımıza sardı inanın bilmiyorum…

Hangi beyinin çalışmayan tarafından dökülmüş, hangi boş beynin ürünüyse bu, çalışan beyinler tarafından tez elden uygulamadan kaldırılmalı…

Böyle bir şey hem yarışçılığın ruhuna, hem de koşan safkanların maneviyatına hakarettir…

Düşünün; çimde start alacak orjini çim kere çim olan, çime yatkın bir safkan atınız var. Her şeyini yapıyorsunuz, daha 2 yaşlı olarak sahaya getiriyor start, çim gösteriyorsunuz, iş yarışa çıkmaya gelince çim’ den olmaz kumdan yürü diyorlar…

Hangi akla, hangi mantığa sığar?

Sahaya çıkıp tribünlerin önüne kadar gelip, dönüp start gerisine elde kenterle gidip, pistin havasını koklayacak bir safkanın bu hakkını elinden almaya hangi mantık, mantıklı olarak bakar…

Bütün hepsini geçin…

Bu şov olayını, tribünler önüne gelen yarışseverin huzuruna çıkan safkanları yarışseverden uzaklaştırmak hangi yarış terbiyesiyle bağdaşır? Onu söyleyin…

Veya bundan sonra olacakları bir tahmin edin…

Gazi koşusunu kazanmış bir at’ı seremoni için tribünlerin önüne getirmeyecek misiniz?

Ya da Enternasyonal yarışlar için gelen safkanlara önceki yıllarda olduğu gibi çim pistte çalıştırmayacak, yasak mı koyacaksınız?

Gülerler adama, gülerler…

Çim pisti korumak adına düşülen duruma bakın…

300- 500 metre atları çim piste çıkarmayarak iş yaptıklarını zannediyor birileri…

Bu yapılan iş değil, olsa olsa işgüzarlıktır…

Bu konu için son fikrimi söyleyeyim noktalayalım…

Çiminiz bu kadar değerliyse, çimde yarışları kaldırın olsun bitsin.

Çime atların zarar vermesini kökten halletmiş olur, o çimlere siz yayılırsınız…

 

 

 

 

Tüm Hakları Saklıdır. 2005 © İstanbul - Teoman D
teomand@gmail.com